KATEGORİLER

IPARD II Programı 3. Başvuru Çağrı Dönemi Bilgilendirme Toplantısı

03-01-2018

Belediye Başkanımız Hadi Uyar 03.01.2018 Çarşamba günü saat 10.00’da, Grand Amisos Otel’de düzenlenen TKDK Samsun İl Koordinatörlüğü IPARD II Programı 3. Başvuru Çağrı Dönemi Bilgilendirme Toplantısı’na katıldı.

       Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun İl Koordinatörü Dr. Bülent Turan yaptığı açılış konuşmasında, ‘TKDK Samsun İl Koordinatörlüğü olarak 2011 yılında yayımlanan ilk çağrı dönemimizden beri yatırımcılarımıza hibe desteği vermekteyiz. IPARD I programının uygulandığı ilk 5 yıllık süre ile IPARD II programının ilk 2 çağrı dönemi boyunca hayvancılık, gıda işleme, paketleme ve depolama ile kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi sektörlerinde toplam yatırım tutarı yaklaşık 250 milyon TL olan 844 proje desteklenmiştir. Bu işletmelere yaklaşık 103 milyon TL hibe tahsis edilmiş ve hak sahiplerine ödenmiştir. Bu sektörlerde 1.660 kişinin istihdamı sağlanmıştır. Samsun İl Koordinatörlüğü olarak IPARD-1 Dönemini desteklenen proje sayısında birinci, yapılan ödeme tutarında da ilk sıralarda tamamlamış bulunmaktayız.

IPARD II Programı 3. Başvuru Çağrı Dönemi hayvancılık (süt üreten işletmeler, kırmızı et üreten işletmeler, hindi ve kaz yetiştiriciliği, yumurta üreten işletmeler) ile çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi (tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, süs bitkisi yetiştiriciliği, mantar ve misel üretimi, arıcılık, zanaatkarlık ve katma değerli ürünler, kırsal turizm, su ürünleri yetiştiriciliği, makine parkları, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi) sektörleri kapsamında yapılacak yatırımlar için 21.12.2017 tarihinde yayımlanan Başvuru Çağrı İlanı ile başlamıştır.’ dedi. 

 ‘HIZLA DEĞİŞEN VE GELİŞEN BİR DÜNYADA BULUNDUĞUMUZ BU NOKTANIN KORUNMASI VE DAHA İLERİYE TAŞINMASI İÇİN ÇOK ÇALIŞMAK MECBURİYETİNDEYİZ’

 

        Valimiz Sayın Osman Kaymak yaptığı konuşmasında, ‘İlk insandan bu yana beslenmek ve besin kaynağını sürekli hale getirmek insanoğlunun en temel uğraşı olmuştur. İnsanlık geçmişte olduğu gibi bugünde yeterli gıda üretimini garantiye almanın mücadelesini vermektedir. Kimi ülkeler bunu başarabilirken, kimisi dışa bağımlı halde ve hatta yetersiz gıdadan dolayı biçare haldedir. Tüm temel sektörlerde kendi kendine yeterli olsa dahi, gıda üretiminde kendi ihtiyacını sağlayamayan ülkelerin bağımsızlığı daima tehlike altında olacaktır. Bunu önlemenin yolu da tarım ve tarıma dayalı sanayide üretimi sürekli hale getirmektir. Dolayısıyla tarımın, şüphesiz dünyadaki en stratejik sektörlerden bir tanesi olduğu ifade edilebilir. Ülkemiz tarımsal büyüklük açısından Avrupa’da 1. Dünya da ise 7. sıradadır. Ancak hızla değişen ve gelişen bir dünyada bulunduğumuz bu noktanın korunması ve daha ileriye taşınması için çok çalışmak mecburiyetindeyiz.

 

        Bugün tarımda başarılı olabilmek için sadece üretmek yetmemektedir. Başarılı olabilmek için 3 şeye dikkatinizi çekmek isterim. Birincisi, üretimin yanında kaliteli ürün üretmek, ikincisi rekabetçi bir fiyattan üretmek ve üçüncüsü bunu bütün dünyaya satabilecek pazar imkânlarına sahip olmak. Kaliteli üretim için çiftçimizin bilinçli ve eğitimli olması gerekmektedir. Sadece büyük sermaye sahiplerinin, profesyonel şirketlerin tarım sektörüne yatırım yaparak kalitenin artmasını beklemek doğru değildir. Çiftçilerimizi dünyayla rekabet edebilecek bilgi ve bilinç seviyesine getirmek için tarım teşkilatımıza büyük rol düşmektedir.


      Ucuz üretebilmenin yolu, tarımsal verimliliği artırmak ve girdi maliyetlerini azaltmaktan geçmektedir. Bunun için de tarımsal yapının modernize edilmesi, tarımsal mekanizasyonun artırılması ve tarımsal desteklerle mümkündür. Pazar imkânlarının geliştirilmesinin yolu da güçlü bir tanıtım, iyi ikili ilişkiler ve cesur müteşebbislerle mümkündür. Şüphesiz Türkiye bölgesinde sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi ve ilişkileri nedeniyle en avantajlı ülkelerden biridir. Buna tüm iş adamlarımızın ve müteşebbislerimizin inanarak, devletimizin bu yöndeki çabalarına destek vermesi gerekir. İşte Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve tarım teşkilatımız, burada ifade ettiğim kaliteli, rekabetçi ve pazar olanaklarına sahip bir tarımsal üretim için hayati bir role sahiptir. TKDK verdiği desteklerle işletmelerin verimlilik ve kalite esaslı şekilde modernize edilmesine, böylelikle rekabetçi ve pazar olanaklarına sahip işletmelere dönüşmelerine vesile olmaktadır. 

 

        Türkiye tarımı içerisinde Samsun’a bakacak olursak; Türkiye’nin en önemli ovalarından Bafra ve Çarşamba ovalarına sahip, 9.364 km2 yüzölçümünün % 47’si tarım arazisi olan Türkiye ortalaması % 36’dır. Bu tarım arazilerinin % 62’si sulanabilir olan ender illerden biridir. İlimiz 378.117 hektar işlenebilen tarım alanına sahip olmasına rağmen 280.788 hektarı işlenmektedir. Samsun ilinde toplam 85.396 büyük baş erkek besi, 211.058 büyük baş süt hayvanı, 178.256 baş koyun, 20.685 baş keçi, 17.944 baş manda bulunmaktadır'dedi.

 

        Özellikle ihracat potansiyeli yüksek olan sebzelerin üretimi, fındık gibi katma değeri yüksek olan tarımsal üretimin varlığı hakkında da bilgi veren Valimiz Sayın Osman Kaymak konuşmasının devamında, ‘Yine sebze, soya, çeltik ve fındıkta ülke üretiminde söz sahibi olunması, ikinci ürün yetiştirilmeye elverişli toprak ve iklim koşullarının varlığı, su ürünleri sektöründe; çok sayıda baraj ve göle sahip olması ve kıyı şehri olması sayesinde doğal üretime ve kültür balıkçılığına elverişli olması Samsun’u ülkemiz tarımında ön sıralara taşımaktadır. Ulusal düzeyde hak ettiği noktaya ulaşmamış olmakla beraber Türkiye’nin en fazla manda sayısına sahip ilidir. Ayrıca Samsun’da iş gücünün yaklaşık % 65’i tarım ve tarımla ilişkili sektörlerde çalışmaktadır. Sadece bu veriler bile Samsun’un güçlü bir tarımsal altyapıya sahip olduğunun göstergesidir. Bu potansiyelinden dolayı Samsun için İl Gelişme Strateji Planında ortaya çıkan 3 öncelikli gelişme ve kalkınma alanından biri “Tarım ve Tarıma Dayalı Sanayi” sektörü olarak belirlenmiştir.


      Samsun’un bir diğer önemi de ekolojik açıdan organik ve iyi tarıma elverişli, fazlaca bozulmamış toprak ve su yapısına sahip olmasıdır. Bu konunun gelecekte çok daha stratejik öneme sahip olacağı unutulmamalıdır. Endemik, tıbbi ve aromatik bitki türlerinin zengin olması bir diğer avantajıdır. Bu konuda TKDK’nın 600 çiftçiye verdiği traktör ve tarım makineleri desteği ile bugün Samsun’da yaklaşık 4 bin 500 dönüm arazide tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği yeni bir sektör olarak gelişmeye başlamıştır.  

 

        Samsun bu tarımsal altyapıyı geliştirip il ve yurt dışına pazarlayabilecek hava, deniz, karayolu ulaşımı ile ihracat olanakları gibi gerekli koşulların önemli bir kısmına sahip. Lojistik köy, demiryolu hattının yenilenmesi, yeni ihracat olanakları gibi bir kısım gerekliliklere ilişkin plan ve projeler üzerinde de çalışmalar sürmektedir. Sektöre ilişkin yapısal sorunlar çözüldüğünde, bu alanda çalışanların eğitim ve bilinç seviyesi yükseldiğinde, teknoloji ve mekanizasyonla birlikte verimlilik arttığında ve katma değeri yüksek, ihracat potansiyeli olan ürünlerin ön plana çıkmasıyla Samsun tarımda adından çok daha fazla söz ettirecektir. Ayrıca bir şehrin tarım şehri olarak ifade edilmesi potansiyelinin sadece bundan ibaret olduğu algısına neden olmamalıdır. Örneğin Samsun sahip olduğu turizm potansiyelinden dolayı tarım şehri olabileceği gibi bununla birlikte bir turizm şehri olma potansiyeline de sahiptir. Bu yönüyle TKDK’nın ‘kırsal turizm’ adı altında otel, restorant, spor ve eğlence alanlarının yapımına verdiği desteklerden daha fazla yararlanılması gerekiyor. 

 

        Özellikle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın, Büyükşehir Belediyemizin, TKDK gibi ilgili kurumlarımızın tarım sektörünü sahiplenmiş olmaları ve bugüne kadarki çalışmaları; üreticilerin, sanayicilerin, tüm paydaşların Samsun tarımına bakış açıları ve bu konuyu gündemde tutarak üzerinde çalışmaları Samsun tarımı için büyük bir fırsattır. Şüphesiz bu alandaki önemli sorunlardan biri yetersiz sermaye birikimidir. TKDK tarım ve tarımla ilişkili sektörlerde, kırsal kalkınma alanında var olan sermaye ve yatırım sorununa yönelik, verdiği hibe desteklerle bu sorunu önemli ölçüde ortadan kaldırmada etkili olmuştur. Aynı zamanda yatırımlarda AB standartlarından, verimlilik ve teknik analizlere kadar birçok doğru uygulamanın da yerleşmesine katkı sağlamıştır. 

  2011 yılından bugüne kadar Türkiye genelinde TKDK’nın tarım, kırsal kalkınma ve ilişkili sektörlere verdiği hibe desteklerde Samsun ilimiz proje sayısında 1. olmuştur. TKDK destekleri ile Samsun’da 250 milyon liralık yatırım gerçekleştirilmiş, bunun yaklaşık 103 milyon lirası hibe yoluyla hak sahiplerine ödenmiştir. Bundan sonraki süreçte de Samsun’un bu başarı grafiğini sürdüreceğine inanıyorum. Bunun için yatırımcılarımızı bu desteklerden yararlanmak için daha fazla proje sunmaya davet ediyorum.

  Bugün tanıtım toplantısını yaptığımız IPARD II Programı Başvuru Çağrısının tarım ve kırsal kalkınma alanında ülkemiz ve Samsun'umuza hayırlı olmasını temenni ederim.’ dedi.

 

        Valimiz Sayın Osman Kaymak’ın konuşmalarının ardından, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun İl Koordinatörü Dr. Bülent Turan, IPARD II Programı 3. Başvuru Çağrı Dönemi ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi.

 

        Bilgilendirme toplantısına ayrıca, Vali Yardımcısı Dr. Hakan Kubalı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Kuran, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Demir, İlçe Kaymakamları, İlçe Belediye Başkanları, TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, OKA Genel Sekreteri Mevlüt Özen, kamu kurum ve kuruluş müdürleri ve davetliler katıldı.